
Haber: Kemal BATUR/Ajans Haber12/ANKA
Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar (Liçik) köyünde jeotermal kaynak arama çalışmalarına karşı eylem yapıldı. Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu öncülüğünde düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasına katılım yüksek oldu Eylemde, bölgede devam eden yargı süreci sonuçlanıncaya kadar şirketin faaliyetlerinin ve iş makinelerinin durdurulması çağrısı yapıldı.
Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu öncülüğünde Kaynarpınar (Liçik) köyünde bir araya gelen köylüler, çevreciler ve bölgedeki çevre örgütleri, jeotermal kaynak arama çalışmalarına karşı yürüyüş düzenledi.
Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşün ardından kitlesel basın açıklaması yapıldı. Eylemde, Peri Vadisi’nin doğal yapısının korunması gerektiği belirtilirken, bölgede yürütülen jeotermal kaynak arama çalışmalarına tepki gösterildi.
BOLDAŞ: “KAMU GÜCÜ ŞİRKETE KARŞI HALKI SAVUNMALI”
TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu Başkanı, İnşaat Mühendisi Canfidal Boldaş, bölgede planlanan projeleri incelediklerini belirterek, mevcut projelerde doğrudan jeotermal enerji santraline ilişkin bir verinin bulunmadığını söyledi.
Kaynakların sera veya turizm tesislerinde kullanılmasının planlandığının ifade edildiğini belirten Boldaş, arama çalışmaları sonucunda JES kurulmasının da gündeme gelebileceğine dikkat çekti.
Boldaş, “Buradaki projelere TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu olarak baktık, hepsini inceledik. Şu anki projelerde jeotermal enerji santraline dair herhangi bir veri yok. Buradaki kaynakların serada ya da turizm tesislerinde kullanılmak üzere planlanmasından bahsediliyor. Ancak tabii ki bunun jeotermal enerji santraline dönüşmeyeceği yönünde kesin bir durum söz konusu değil” dedi.
Kaynak arama çalışmaları sonucunda jeotermal enerji santraline uygun su bulunması halinde projelerin JES’e göre revize edilerek santral kurulmasının mümkün olduğunu ifade eden Boldaş, şirketin iş makineleri ve teçhizatlarının geçen günlerde köye geldiğini söyledi.
Köylülerin tepkisi üzerine şirket araçlarının geri dönmek zorunda kaldığını belirten Boldaş, daha sonra kolluk kuvvetleri eşliğinde köye girildiğini dile getirdi.
Boldaş, “Burada kolluk kuvvetlerinin ve kamu gücünün halka karşı şirketi değil, şirkete karşı halkı savunmasını beklerdik. Çünkü burada halkın haklı bir sitemi, haklı bir itirazı ve haklı bir mücadelesi var” diye konuştu.
“YARGI SÜRECİ SONLANINCAYA KADAR İŞ MAKİNELERİ KÖYDEN ÇIKARILMALI”
Bölgede devam eden bir yargı süreci bulunduğuna dikkat çeken Boldaş, yargı süreci tamamlanmadan şirketin faaliyet yürütmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Proje alanının köyün yaşam alanlarına, tarım arazilerine ve ahırlara yakın olduğunu belirten Boldaş, çalışmaların hava, su ve toprak kirliliği açısından risk oluşturabileceğini savundu.
Boldaş, “Burada kamu gücünün yapması gereken, köyü ablukaya alıp köylülere karşı şirketi savunmak değil; yargı süreci sonlanıncaya kadar halkın haklı itirazlarına kulak vererek şirkete ait teçhizatları ve iş makinelerini köy dışına çıkarmaktır. Biz bunu bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
İl ve ilçe mülki amirlikleri ile ilgili kurumlara çağrıda bulunan Boldaş, bölgede HES ve JES projelerine karşı direnen Ilıca ve Kaynarpınar halkının yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
AVUKAT SUDAN: “YARGI SÜRECİ DEVAM EDERKEN FAALİYETLER SÜRDÜRÜLMEMELİ”
Eylemde konuşan Avukat Kübra Sudan da yaklaşık bir yıldır devam eden davanın henüz sonuçlanmadığını belirtti.
Keşif kararı verildiğini ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın henüz dosyada açıklanmadığını belirten Sudan, “Şu an için yürütmeyi durdurma kararı yok” dedi.
Şirketin ilk etapta köylülerin tepkisi nedeniyle bölgeye gelemediğini, daha sonra kolluk kuvvetleri eşliğinde çalışmalarını sürdürmek istediğini belirten Sudan, yargılama devam ederken bu faaliyetlerin sürdürülmesinin kabul edilemez olduğunu savundu.
Sudan, “Yargılama devam ederken özellikle şirketin buraya gelip faaliyetlerine devam etmesi, köylüye yönelik bir kışkırtma ve güç gösterisi hâline gelmiştir. Yapılan bu müdahalelerin de hukuka uygun olmadığını söylemek istiyoruz” diye konuştu.
Yöre halkına mücadeleden çekinmemeleri çağrısında bulunan Sudan, çevre hukukuyla ilgili davalarda yurttaşların ve kamuoyunun desteğinin önem taşıdığını söyledi.
Sudan, “Haklı olanın acelesi yoktur. Biz haklı olan taraftayız. Buna inanıp devam etmenizi bekliyoruz” dedi.
DURSUN: “YA KAZANACAĞIZ YA KAYBEDECEĞİZ”
Eyleme destek veren Varto Ekoloji Platformu Sözcüsü Çayan Dursun, mücadelenin kritik bir aşamaya geldiğini belirterek, “Artık sözün bittiği bir noktada ve mücadelenin başladığı bir noktadayız. Uluslararası firmalar yasa tanımıyor. Geri dönülemez bir noktadayız. Ya kazanacağız ya kaybedeceğiz. Kaybedersek bu topraklarda yaşama şansımız kalmayacak” dedi.
ALAN: “BÖLGEMİZ YIKIM VE TALAN ALTINA ALINIYOR”
Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu Başkanı Ekrem Alan ise JES ve jeotermal enerji sondaj projeleriyle bölgenin yıkım ve talan tehdidiyle karşı karşıya olduğunu savundu.
Jeotermal kaynakların yeraltından çıkarılması sırasında su, gaz, ağır metaller ve kimyasal bileşiklerin ortaya çıkabileceğini belirten Alan, bunların çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini söyledi.
Alan, Peri Vadisi’nin doğal yapısının korunması gerektiğini belirterek, bölgedeki enerji çalışmalarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Basın açıklamasının ardından kalabalık, bölgedeki enerji çalışmalarına karşı birlik çağrısında bulunarak olaysız şekilde dağıldı. Çevreciler ve bölge halkının çeşitli etkinliklerle tepkilerini sürdüreceği, bölgedeki çevre nöbetlerinin de devam edeceği belirtildi.



