
GAZİANTEP (AH12) – İran’a yönelik saldırıların ardından Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, bölgeyle ticaret yapan ihracatçıları doğrudan etkiledi. Sevkiyatlarda navlun ücretlerinin 4-5 kat arttığı belirtilirken, yükselen lojistik maliyetlerinin Türkiye’den Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatta ciddi baskı oluşturduğu bildirildi.
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, İran’a yönelik saldırıların bölgesel ticari dengeler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirterek gelişmeleri kaygıyla takip ettiklerini söyledi.
Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca siyasi değil, uluslararası ticaret açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu ifade eden Kadooğlu, “Bölge hem insani hem de ekonomik riskler barındıran zorlu bir süreçten geçiyor. Yaşanan belirsizlik ticaret akışını ve fiyat dengelerini doğrudan etkilerken, bazı savaş fırsatçıları ihracatımıza darbe vurmaya çalışıyor” dedi.
“Navlun Ücretleri 4-5 Kat Arttı”
Navlun kalemlerindeki artışın yalnızca taşıma bedeliyle sınırlı olmadığını vurgulayan Kadooğlu, yükleme ve boşaltma bedelleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve risk farklarının da ciddi oranlarda yükseldiğini kaydetti.
Özellikle savaş riski gerekçesiyle uygulanan ek primler ve teminat maliyetlerinin toplam lojistik giderlerini katladığını belirten Kadooğlu, “Bu artışların kısa sürede 4-5 kat seviyesine ulaşması, ihracat planlamasını öngörülemez hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Artan maliyetlerin ihracatçının kârlılığını doğrudan erittiğini dile getiren Kadooğlu, “İhracatçı bu maliyet artışını bütünüyle üstlenemez. Fiyatlara yansıtıldığında ise hedef pazarlarda rekabet gücü zayıflıyor ve sipariş akışı yavaşlıyor. Bu nedenle sorun yalnızca maliyet değil, aynı zamanda pazar kaybı riski yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Kriz Dönemlerinde Lojistik Zinciri Sağlıklı İşlemeli”
Navlun piyasasında oluşan sert dalgalanmaların ticaretin devamlılığı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini belirten Kadooğlu, kriz dönemlerinde lojistik zincirinin sağlıklı işlemesinin tedarik güvenliği açısından kritik önem taşıdığını söyledi.
Maliyetlerdeki ani ve orantısız artışların yalnızca ihracatçıyı değil, ithalatçı firmaları ve nihai tüketicileri de olumsuz etkileyeceğini ifade eden Kadooğlu, “İhracatın sürdürülebilirliği için dengeli, öngörülebilir ve makul bir maliyet yapısına ihtiyaç var” dedi.
Piyasalarda panik havası oluşturulmaması gerektiğini de vurgulayan Kadooğlu, iş dünyasının güven ortamını zedeleyecek tutumlardan kaçınmasının önemine işaret etti.
Türkiye’nin güçlü devlet geleneği ve kurumsal kapasitesiyle bu tür krizleri yönetme tecrübesine sahip olduğunu belirten Kadooğlu, tüm tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi halinde sürecin en az hasarla atlatılacağına inandıklarını kaydetti.
Kadooğlu, açıklamasının sonunda bölgedeki çatışma ortamının sona ermesi temennisinde bulunarak, kalıcı istikrarın hem insani hem de ekonomik açıdan temel ihtiyaç olduğunu vurguladı.



