
(AH12)/BİNGÖL – TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, 6 Şubat 2023 depremlerinin 3’üncü yıl dönümünde yaptığı açıklamada, afet risklerini azaltmaya yönelik bilimsel ve kamusal önlemlerin hâlâ yeterince hayata geçirilmediğini belirterek, “Bilime ve denetime değil, ranta yatırım yapılıyor. Afet risklerini azaltacak önlemler bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.
Bingöl’ün Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer aldığına dikkat çeken Alban, kent başta olmak üzere risk altındaki birçok ilde gerekli önlemlerin alınmamasının ağır bedellere yol açtığını söyledi. Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi’nin (GAR 2025) raporuna göre afetlerin küresel maliyetinin 200 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Alban, Türkiye’de bu tablonun çok daha vahim olduğunu ifade etti.
“Kayıplarımız sadece rakam değil”
1999 Marmara Depremi’nin maliyetinin 17 milyar dolar, 6 Şubat depremlerinin ise resmi verilere göre 103,6 milyar dolar, TBMM raporlarına göre 148,9 milyar dolar olduğunu belirten Alban, “Ancak kayıplarımız sadece rakamlardan ibaret değildir. 6 Şubat’ta yitirdiğimiz 53 bin 537 canın maddi bir karşılığı yoktur” diye konuştu.
“Kalıcı ve sistematik adımlar atılmadı”
Depremlerin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen ülkeyi afetlere karşı hazırlıklı kılacak kalıcı adımların atılmadığını savunan Alban, zemin etütlerini ve yapı denetimini zayıflatan, meslek disiplinlerini devre dışı bırakan düzenlemelerin gündeme getirildiğini söyledi. Açılan deprem davalarının ise toplumsal adalet beklentisini karşılamadığını, cezasızlık algısının güçlendiğini dile getirdi.
Deprem bölgelerinde sorunlar sürüyor
Alban, deprem bölgelerinde yapılan incelemelerde geçici konut teslimleri, kiracıların hak sahibi olamaması, artan inşaat maliyetleri nedeniyle yarım kalan yerinde dönüşüm projeleri, rezerv alan uygulamalarından kaynaklı mağduriyetler ve altyapı eksikliklerinin ciddi sorunlar yarattığının tespit edildiğini aktardı. Özellikle Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da altyapı ve sosyal donatı eksikliklerinin yaşamı zorlaştırdığını vurguladı.
“Yeni bir afet yönetimi yaklaşımı şart”
Afet risklerini azaltmaya yönelik bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu belirten Alban, şu önerilerde bulundu:
Afet risk azaltımı, sermaye odaklı değil, kamu yararı ve bilimsel ilkelere dayalı bir anlayışla ele alınmalı,
Zemin ve temel etütlerini rant alanına dönüştüren Torba Kanun düzenlemeleri geri çekilmeli,
Afet Risk Azaltma Kanunu acilen çıkarılmalı,
Mikrobölgeleme haritaları tamamlanarak tüm planlara işlenmeli,
Afet risklerini azaltmaya yönelik projeleri finanse edecek bir Afet Fonu oluşturulmalı,
Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum sürece aktif biçimde dahil edilmeli,
Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulmalı,
Can ve mal kayıplarına yol açan ihmaller için “afet suçu” kavramı Türk Ceza Kanunu’na eklenmeli.
Alban, “6 Şubat depremlerinde yaşanan acıların bir daha yaşanmaması için, afet risklerini azaltmayı maliyet değil, yaşamsal bir zorunluluk olarak gören merkezi ve yerel yönetim anlayışına ihtiyaç vardır” dedi.



