
Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, av tüfeğiyle okula giren bir kişinin rastgele ateş açması sonucu aralarında öğrencilerin de bulunduğu 7 kişi yaralandı. Olayın ardından eğitim sendikaları tarafından ortak açıklamalar yapıldı.
Bingöl Kent Meydanı’nda Eğitim-Sen tarafından basın açıklaması gerçekleştirilirken, diğer eğitim sendikaları da kentin farklı noktalarında eş zamanlı açıklamalar düzenledi.
Eğitim-Sen adına açıklama yapan Gamzenur Arslan, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırının herkesi derinden sarstığını belirterek, saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulun eski öğrencisi olduğunu, olayın ardından yaşamına son verdiğini, saldırıda aralarında hayati tehlikesi bulunan eğitim emekçileri, öğrenciler ve kamu görevlilerinin de olduğu 17 kişinin yaralandığının yetkililer tarafından açıklandığını ifade etti.
Yaşanan olayın tek başına bir “şiddet vakası” olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Arslan, hadisenin içinde bulunulan sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koyduğunu, şiddetin eğitim kurumlarında yapısal bir sorun haline geldiğini gösterdiğini kaydetti.
Okulların çocuklar, gençler ve eğitim emekçileri için güvenli kamusal alanlar olması gerektiğini belirten Arslan, bu alanların giderek güvensizleştiğine ve koruyucu niteliğini yitirdiğine dikkat çekti. Şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceğini ifade eden Arslan, toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitimle bağının zayıfladığı ve dışlanmanın olağanlaştığı koşullarda bu tür olayların ortaya çıktığını söyledi.
Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılmasının, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybının tabloyu ağırlaştırdığını dile getiren Arslan, eğitim sistemini eşitsizlikleri derinleştiren ve kamusal niteliğini aşındıran siyasi iktidarın, tüm kurumları işlevsizleştiren, denetim ve destek mekanizmalarını zayıflatan idari anlayışın ve bu süreçte sorumluluğu olan yöneticilerin yaşanan tablonun doğrudan sorumlusu olduğunu belirterek kamuoyu önünde hesap verilmesi gerektiğini ifade etti.
Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riskinin ortadan kalkmayacağını vurgulayan Arslan, eğitimde güvenli ve eşitlikçi bir ortamın sağlanması için gerekli adımların bir an önce atılması çağrısında bulundu.




